21 Mayıs 2026 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sırasında, İskenderun Devlet Hastanesi A Bloku’nun çökmesiyle 125 kişi hayatını kaybetti. Bu trajik olayın ardından İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma, üzerinden 3 yıl 3 ay geçmesine rağmen henüz sonuçlanmadı.
İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Deprem Suçları Soruşturma Bürosu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazdığı resmi yazıda Gazi Üniversitesi’nden 4 akademisyenden oluşan bir bilirkişi heyetinin nihai rapor hazırlamasını talep etti. Müşteki avukatlarından Şahap Arpacı, depremin üzerinden bu kadar uzun bir süre geçmesine rağmen iddianamenin hala hazırlanmadığını belirtti ve “125 yurttaşı kaybettik; hastalar, refakatçileri ve sağlık çalışanları, depreme dayanaksız bir binanın altında hayatını kaybetti. On binlerce sayfadan oluşan 5447 sayılı soruşturma dosyasında kamu kurumları ve mahkemelere sayısız soru yöneltildi, talepler iletildi, müşteki ailelerin dilekçeleri kayıt altına alındı, ifadeler alındı ve raporlar hazırlandı. Ancak hala suça karışan şahıslara ulaşılamadı” dedi.
Avukat Arpacı, nihai bilirkişi raporuna ilişkin görüşlerini şu şekilde ifade etti: “Bu raporda teknik bir değerlendirme yapılacak ve 1968 yılında inşa edilen hastanenin 6 Şubat 2023’te neden çöktüğü araştırılacak. Ancak 2012 yılından bu yana hastanenin depreme dayanıklı olmadığı devlet tarafından biliniyordu; bu bilgi hastanenin resmi web sitesinde de yayımlandı. Buna rağmen, 11 yıl boyunca hizmet vermeye devam edilmesinin nedenleri bu raporda açıklanmayacak. Ayrıca Sağlık Bakanı, vali, kaymakam, İl Sağlık Müdürü, İlçe Sağlık Müdürü ve belediye görevlilerinin isimlerine de raporda yer verilmeyecek. Soruşturma izni vermeyen yetkililerin sorumlulukları tartışılmayacak. Devletin affedicilik ve sorumsuzluk kalkanına sığınarak adalet arayan bu acılı ailelere bir yanıtı olması gerekiyorsa, bunun gereği çok gecikmiş bir haldedir. Bu soruşturma dosyasında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı tek bir delilimiz var: İdari ve siyasi sorumlular yüzünden 125 yurttaş, bir kamu binası içinde hayatını kaybetti. Soruşturma savcısının ve Başsavcılığın bu durumu dikkate alarak dosyayı İskenderun Ağır Ceza Mahkemelerine bir an önce sevk etmesi elzemdir. Sabırla bekliyoruz.”
