Dünyanın enerji ve ticaret yollarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda gerginlik yeniden artıyor. Deniz güvenliği uzmanlarının dikkat çektiği yeni bir tehdit, bölgedeki stratejik dengeleri altüst edebilir. İran’ın uzun süredir envanterinde bulunan ancak son günlerde yeniden gündeme gelen ‘Ghadir’ sınıfı mini denizaltılar, Körfez’de görev yapan ticaret filosu kaptanları ve savaş gemileri için ciddi bir endişe kaynağı oluşturuyor. Şimdiye dek Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapan gemiler için en büyük tehlike unsurları; kamikaze insansız hava araçları, gemisavar füzeler, hızlı saldırı botları ve deniz mayınları olarak biliniyordu. Ancak askeri uzmanlara göre, artık bunlara çok daha ölümcül ve tespiti zor olan bir unsur eklendi: İran’ın mini denizaltı filosu.
‘BASRA KÖRFEZİ’NİN YUNUSLARI’ Olarak Tanımlanıyor
İran İslam Cumhuriyeti Donanması (IRIN) Komutanı Şehram İrani’nin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Ghadir denizaltılarını “Basra Körfezi’nin yunusları” olarak tanımlaması, bölgedeki deniz kuvvetleri için alarm zillerini çalmaya başladı. Bu açıklama, yalnızca psikolojik bir caydırıcılık unsuru olarak görülse de, uzmanlar üzerinde güçlü bir etki bıraktığını belirtiyor. The Telegraph’a göre, İran’ın envanterinde tahminen 20 adet bulunan Ghadir sınıfı mini denizaltılar, klasik denizaltılara göre çok daha küçük yapıları sayesinde sığ sularda önemli bir avantaj sağlıyor. Yaklaşık 29 metre uzunluğunda ve 150 tonluk deplasmana sahip olan bu denizaltılar, yalnızca yedi kişilik bir mürettebat ile çalışabiliyor. Dizel-elektrik tahrik sistemi ile çalışan bu platformlar, standart operasyonlarda denizde 7 ila 10 gün kalabiliyor. Ancak asıl tehlike, bu araçların derinlikte gizlenebilme yeteneği ve deniz tabanına oturarak sistemlerini kapatabilmeleri.
Tespit Edilmesi Son Derece Güç
Askeri strateji uzmanları, İran ile olası bir çatışma durumunda bu mini denizaltıların savaşın ilk aşamalarında etkisiz hale getirilmesinin ana hedef olacağını ifade ediyor. Eski NATO ve Batılı deniz subayları, yıllardır yapılan savaş simülasyonlarında Ghadir sınıfı denizaltıların limandan ayrılmadan önce hedef alınmasının kritik bir strateji olduğunu belirtiyor. Bunun temel nedeni, bu platformların denize açıldıktan sonra tespit edilmesinin zorlaşması.
Sonar İzleri Neredeyse Yok
Askeri kaynaklara göre, Ghadir sınıfının en tehlikeli özelliklerinden biri son derece düşük sonar izi bırakması. Denizaltıların gövdesi, suyla benzer bir renk ile kamufle edilirken, küçük boyutları radar sistemleri açısından da büyük bir avantaj sağlıyor. Gövdenin bir kısmının su üstünde kalması teorik olarak hava radarlarına karşı daha savunmasız hale getirebilir, ancak bu izlerin son derece küçük olduğu vurgulanıyor.
İngiliz Denizaltısı Üç Ghadir’i Tespit Etti
The Telegraph’a göre, geçmişte ABD uçak gemisi saldırı grupları ve İngiltere Kraliyet Donanması unsurları, bu mini denizaltıları takip etmek için yoğun operasyonlar yürüttü. İngiliz Kraliyet Donanması’na ait HMS Turbulent denizaltısının görevleri sırasında üç Ghadir mini denizaltısının tespit edildiği bildirildi. Dikkat çeken bir diğer unsur ise bu denizaltıların tek başlarına değil, koordineli bir şekilde hareket etmesidir. Ghadir’in, klasik denizaltılar gibi tamamen dalış yapabilmesinin yanı sıra, periskop derinliğinde seyrederken şnorkel sistemi aracılığıyla dizel motorlarını çalıştırarak bataryalarını şarj edebildiği kaydediliyor. Ancak elde edilen gözlemler, İran’ın bu araçları farklı bir stratejiyle kullandığını da ortaya koyuyor.
