Ekonomi

Trump içeride sıkıştı; çare İran’ı vurmak mı? – Ekonomim

ABD’de hukuk devleti, diğer pek çok dünya ülkesinin aksine, yavaş da olsa işliyor. Yasama/yürütme/yargı erklerinin birbirini denetlemesi ve dengesi üzerine kurulu Amerikan sistemi, Başkan Trump’ı ciddi şekilde…

“`html

Amerika’da Hukukun İşleyişi ve Trump’ın Zorlukları

Amerika Birleşik Devletleri’nde hukuk sistemi, birçok başka ülkenin aksine, yavaş da olsa işliyor. Yasama, yürütme ve yargı organlarının birbirini denetleme ve dengeleme üzerine kurulu olan Amerikan işleyişi, Başkan Trump’a ciddi baskılar getiriyor.

Trump, iç siyasette iki önemli meselede sıkıntı yaşıyor:

  • Yüksek Mahkeme, Trump’ın uyguladığı keyfi gümrük vergilerini iptal etti.
  • Kongre, Adalet Bakanı’nın direnişine rağmen, Epstein davasındaki e-posta trafiğine dair tüm sansürü kaldırdı.

E-posta trafiği, Trump ve kabinedeki birçok kişinin Epstein’ın skandalına karıştığını ortaya çıkardı.

Trump’a İlk İhanet; Saf Değiştiren Cumhuriyetçiler

Trump, 2024 seçimlerinde tekrar seçildiği takdirde, daha önce birçok başkana nasip olmayan bir avantaj vaat ediyor. Aynı zamanda, Amerikan Kongresi’nde hem Senato hem de Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçiler çoğunluğu elde etti.

Ancak Epstein’ın pedofili üzerine kurduğu “etki imparatorluğunun” ifşası konusunda, Trump’ın partisinden bile Cumhuriyetçiler dayanamadı.

İki Cumhuriyetçi Kongre üyesinin yer değiştirmesi sonucunda, Epstein e-postalarındaki Adalet Bakanlığı sansürü kaldırıldı. Kaldırılan sansür, kurbanların değil, Epstein’ın bağlantılarına karışanların isimlerine odaklanıyordu. Sansürün kalkması ile birlikte, Trump ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick gibi birçok ismin Epstein skandalına dahil olduğu gün yüzüne çıktı.

Yüksek Mahkemeden Gelen Eleştiri

İki Cumhuriyetçi Kongre üyesinin saf değiştirmesi, Trump açısında ilk “ihanet” olarak değerlendirildi. İkinci darbe ise ABD Yüksek Mahkemesi’nden geldi. Trump tarafından atanan hakemler, geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren geniş kapsamlı gümrük vergilerinin hukuksuz olduğuna karar verdi. Yüksek Mahkeme’de görevli 9 yargıçtan sadece üçü, Demokrat başkanlar tarafından atanırken, diğer altı yargıç Cumhuriyetçi seçmenlerin tercihlerini yansıtıyor.

Trump, tüm ülkelere %10’luk gümrük tarifesi getireceğini Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası’na dayandırmıştı, ancak Yüksek Mahkeme; “vergi koyma yetkisi yalnızca ABD Kongresi’ne aittir” diyerek bu kararı iptal etti.

Trump’ın Tarife Oyunları: Hukuku Aşmak

Yüksek Mahkeme’nin kararı sonrası Trump, uluslararası ticaret için %10’luk yeni bir gümrük vergisi getireceğini açıkladı.

Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Bu korkunç karar karşısında Kongre’nin tanıdığı IEEPA tarifelerinden daha etkili yöntemlerim var” dedi. Ardından %15’lik gümrük vergilerini 24 Şubat’tan itibaren uygulayacağını belirtti. 1974 Ticaret Yasası’na göre, başkana bu süre zarfında %15’e kadar gümrük vergisi koyma yetkisi tanıyor.

Tarife Meselesi ve Yeni İddialar

Bir diğer tartışma ise Trump’ın uyguladığı keyfi gümrük vergilerinin, Ticaret Bakanı’nın ailesi için nasıl bir “kazanım” haline geldiği yönünde. Howard Lutnick, Trump döneminde Ticaret Bakanı olarak atandığında, başkanlık görevini, Cantor Fitzgerald adlı şirketin yönetimini çocuklarına devretmişti.

Alınan bilgilere göre, Cantor Fitzgerald, ABD’li firmalardan gümrük vergisi iadesi talep edenlerin bu bedelleri düşük bir oranla satın alacaklarına dair işlem yapıyordu. Bu durum, Yüksek Mahkeme kararından sonra iade süreçlerinin başlatılmasıyla daha görünür hale geldi.

Demokratların Tepkisi: Kaybı Geri Ödeyin

Yüksek Mahkeme’nin kararının ardından Demokratlar harekete geçti. Illinois eyaletinin yöneticisi, iptal edilen gümrük vergilerinin devletin kaybını 8,6 milyar dolar olarak belirledi ve Trump’a resmi bir talep gönderdi.

Kasım Seçimleri ve Siyaset

Amerika’da yaklaşan Kasım seçimleri, Trump için zorlu bir süreç olacak. Kamuoyu yoklamaları, Cumhuriyetçiler için zor bir sürecin olduğunu gösteriyor. Koltuk kaybı tehdidi ile karşı karşıya kalan Trump, içindeki sıkıntıları bertaraf etmek amacıyla farklı stratejiler izlemek durumunda kalabilir.

Dolayısıyla, Trump’ın iç politikada atacağı adımlar, hem kendi siyasi geleceği hem de uluslararası ilişkiler açısından kritik öneme sahip. Bu durum, pek çok insanın geleceğini etkileyebilir.

“`