“`html
Öğrencilik yıllarımda, Chaim Potok’un The Chosen eserinde, her bireyin hayatı boyunca yanıtlaması gereken iki önemli unsur olduğunu ifade eden Talmud’dan şu alıntıyı okumuştum: Bir öğretmen bul, Bir arkadaş seç. Bu satırlar aklımda sürekli yankılandı çünkü derin bir doğruluğa sahip olduklarına inanıyorum. Ayrıca, yaşamda herkesin kendine sorması gereken iki temel soru olduğuna da inanıyorum: Bunlardan biri inanç, diğeri ise nesil oluşturma konusudur. “Doğurmak” terimi, bir canlının dünyaya gelmesi ve çocuk sahibi olma eylemini tanımlamaktadır.
Benim için bu ikinci konu oldukça önemli; çünkü yanlış anlamalara ve hafife alınmalara oldukça açık olduğunu düşünüyorum. Doğum konusu, bireysel bir istediğin ötesinde derin bir mesele: “Çocuk sahibi olmak istiyor muyum?” veya “Bu kararı almak istiyor muyuz?” gibi basit sorularla sınırlı kalmamalı. Üremenin tartışmaları genellikle bu noktadan başlar; fakat esasen bu soruların sadece bir parçasıdır.
Doğurmak, daha kapsamlı ve karmaşık bir ahlaki tartışmanın özüdür. Bu mesele, “Dünyaya yeni bir birey getirmek ne demektir?” veya “Yaratma eyleminin sorumlulukları nelerdir?” gibi derin sorular sorarak, kişinin ahlaki ve felsefi açıdan sorumluluklarını sorgulamasına yol açar. Doğurma eylemi üzerine düşünmek, bu konunun sadece bireysel isteklere indirgenemeyeceğini kabul etmek demektir.
Sorgulamalar
Doğum üzerine sorular sormanın iki farklı yönü vardır. İlki, tamamen bireysel bir bakış açısıdır: Çocuk sahibi olmayı istiyor muyum? Yani, bir veya daha fazla çocuk arzuluyor muyum? Bu tür bir istek çoğunlukla sonuç olarak çocuk sahibi olma kararına yol açar. Çocuk sahibi olma isteği, günümüz kültüründe belirgin bir konudur; ancak bu, ebeveyn olmanın varoluşsal etkilerine dair yüzeysel bir sorgulama olarak kalır.
Peki, eğer daha farklı sorular sormaya başlarsak ne olur?
- Çocuk sahibi olmanın doğasında bir ahlaki değer var mı? (Varsa, neden?)
- Bu kararın arka planında ne var? Ne zamanki bu karar doğrudur, ne zamansa yanlıştır?
- Çocuk sahibi olmak her zaman doğru mu? Değilse, bu kararı yanlış kılan unsurlar nelerdir?
- Çocuk sahibi olmak yanında hangi nedenler vardır? Bazıları diğerlerinden daha geçerli mi?
- Çocuk sahibi olma hakkı genel bir hak mı, herkesin elde etmesi gereken bir şey midir?
Bunlar üzerinde düşünülmesi gereken önemli konular ve kesin yanıtların bulunamayabileceği sorular. Ancak bu konulara eğilmek ve düşünebilmek, belirsizliklere dair anlayış geliştirmek açısından çok önemlidir. Bu mesele, yalnızca kişisel arzulardan ibaret değildir; toplumsal boyutlarıyla da ele alınmalıdır. Sezgilerimizi zorlamak, bu konuda yanlış varsayımlardan uzak durmak anlamına gelir.
Burada amaç, doğum üzerine düşündürücü sorular oluşturmak ve felsefi bir tartışma ortamı yaratmaktır. Çoğumuz bir noktada doğurma tercihleriyle karşılaşacak; dolayısıyla bu soru, neden yalnızca kişisel sorgulamalar arasında yer alıyor? Nasıl olur da herkesin dilinde yok?
Vaka Analizi
Bu sorular benim için de çoğu zaman gündemde değildi, ta ki bazı olayları gözlemleyene kadar. Bir, çevremdeki insanların çocuk sahibi olmaya başlamasıydı. İkincisi, başkaları için çocuk sahibi olma isteği üzerine çokça sorgulanmam gerektiğiydi. Üçüncüsü, yakın bir arkadaşımla yaptığım derin bir tartışmaydı.
Arkadaşım bir gün, “Çocuk sahibii olmanın etik olmadığını düşünüyorum,” diyerek beni hayrete düşürdü. Bu, düşündüğümden çok uzaktı.
Ona bu iddianın karamsar olduğunu belirttim. “Hayat güzelliklerle dolu, değil mi?” demek istedim.
Fakat yanıtı beni düşündürdü: “Hayatı sevsem de, dünyada çok fazla acı ve çile var. Bir çocuk doğduğunda, bu acılara maruz kalma ihtimali her zaman var.”
Bunu kabul ettim; ancak şefkat ve özverinin doğurganlıkla sıkı bir ilişkisi olduğunu savunmaktan da geri durmadım. “Ancak, bir çocuk yokken onu nasıl sevebiliriz?” dedi. Bu sorgulamalar beni derin düşünmeye sevk etti.
Bir süre sonra bu konu üzerine daha fazla düşündüm ve bu tartışmalara yeni arkadaşlarımla da dahil oldum. Sırf bu yüzden, çocuk sahibi olma kararında daha dikkatli ve anlamlı bir bakış açısına sahip olmanın gerekliliğini hissettim.
Sonuç olarak, çocuk sahibi olmanın her zaman iyi bir şey olmadığını fark etmeye başladım. Onların bunların yanı sıra yaşanan mevcut sorunlara dair kaygılarım var.
Sosyal Sorumluluk Bu yazı, birçok insanın yaşamları üzerinde düşündürücü etkiler yaratacaktır. Düşüncelerini analiz eden ve tartışmayı teşvik eden bir toplum yaratmanın, bizlere çok şeyi öğreteceğine inanıyorum.
“`